ORTA AVRUPA GEZİSİ (Prag-Viyana-Budapeşte)
BUDAPEŞTE - VİYANA - PRAG TURU HAP BİLGİLER
Merhaba gezmeyi sevenler. 2024 yazında ailemle yapmış olduğum Orta Avrupa (Budapeşte-Viyana-Prag) turundan sonra aklımda kalanları sizlerle paylaşmak istedim. Diğer bloglarda yazılan bilgilendirmelerle bizim tecrübelerimizi çarpıştırarak umarım faydalı bilgilere sahip olursunuz. Aynı zamanda 2023 yazında yapmış olduğum İtalya turuyla da kısa kıyaslamalar yapacağım. Kaldığımız otelleri yorumlarımla paylaşacağım.
Orta Avrupa turunu kasım 2023 tarihinde kişi başı 499 Euro dan ağustos 2024 yazı için (7 gece 8 gün Pegasus Havayolları ile ulaşım) 3 kişi olacak şekilde satın aldım.
Turumuz Sabiha Gökçen Havalimanı'nda başlayıp Budapeşte'ye ulaşarak başladı. Budapeşte havalimanı çok küçük, tüm uçuşlar için tek bir valiz bandının olduğu aynı zamanda son 3 yıldır Avrupa'nın en kötü havalimanı seçilen bir alan. Valizlerinizin kaybolma ve karışma ihtimali var. O yüzden Budapeşte'ye uçuyorsanız, valizlerinize ayırt edici bazı materyaller ekleyin derim. Turu anlatmaya başlayayım.
BUDAPEŞTE
1saat 40 dakikalık bir uçuştan sonra Budapeşte'ye ulaştık. Budapeşte'ye 1 yada 2 gün ayırmanız yeterli. Şehri, Tuna nehri Buda ve Peşte olarak 2'ye ayırıyor. Peşte daha düzlük Buda ise rakım olarak daha yüksek. Şehir merkezini kendiniz gezebilirsiniz, Peşte tarafında alışveriş yerleri ve yemek yerleri daha fazla, Buda tarafında saraylar devlet yönetimi binaları mevcut. Şehri ve Tuna nehrini fotoğraflamak için Buda tarafına geçmeniz gerekiyor. Geçişi de köprüler arasında yürüyerek yapabilirsiniz. Şimdiki söyleyeceğime dikkat! Peşte tarafından Buda tarafına aslanlı köprüden geçiyorsunuz, karşınızda Buda kalesi var kaleye yürüyerek de çıkabilirsiniz finikülerle de çıkabilirsiniz biz yağmur yağdığı için finikülerle çıktık ve 2 yetişkin bir çocuğa 60 euro yakın ücret ödedik. Finiküler yaklaşık 3 dakika da kaleye çıkıyor, fiyatı sormadan bindiğimiz için bayağı pişman olduk, BUDA bize ilk günün tecrübesi oldu. Tuna nehrinde tekne turu da yaparak günü tamamlayabilirsiniz. Yemek olarak GULAŞ çorbasını denedik, sebzeli et diyebileceğim acılı hoş bir tadı var. (Gulaş'ı Prag'da sade et olarak yedik ve bayıldım, ayrıca değineceğim). Biz çocuklu bir aile olduğumuz için gezilerimizde yemek açısından kurtarıcımız İtalyan restoranları oluyor, makarna pizzayla günü kurtarıyoruz. Ülkede acıyı çok seviyorlar, hediye olarak da alabileceğiniz acı biber ve kahvaltılık sos diyebileceğim Erös Pista adında sosları var. Erös Pista, iki türlü üzerinde teyze resmi olan az acılı, palabıyıklı amca resmi olan sağlam acılı bilginize... Şehirde yiyebileceğiniz 2. yöresel yiyecek LANGOŞ. Langoşa aslında uzak değiliz büyük bir pişinin üstüne krem peynir, sarımsaklı sos ve yine rende peynir koyup servis ediyorlar, fiyatları 8-10 euro arasında. Fiyat belirtmişken size şundan da bahsedeyim Macaristan avrupa birliği üyesi olmasına rağmen 2024 yazı itibariyle kendi para birimin Macar Forinti'ni kullanıyorlar. Ülkeye gittiğinizde eurolarınız yerel para birimi ile değiştirebilirsiniz. Değişim yaparken o günkü kura dikkat edin. Ödemelerinizi asla euro ile yapmayın, kredi kartı kullanın yada macar forinti kullanın, euro ile nakit ödeme yaparsanız komisyon alıyorlar, ayrıca euronuzu düşük kurla çarpıyorlar iki türlü zarar ediyorsunuz. Yerel para yoksa mutlaka kredi kartı kullanın. Turumuzun 1. gününü böyle bitirdik, otelimize geçtik otelimiz GREEN HOTEL BUDAPEŞTE idi. Otel genel olarak iyi, şehir merkezine çok uzak değil, yakınında market var, ulaşımı rahat, kahvaltı sıradandı, kaldığımız 2 gecede sorun yaşamadık. Otelde kalınabilir. Zaten Türkiye çıkışlı turlar firma fark etmeksizin genelde aynı otellerde kalıyorlar.
Budapeşte'de ikinci günümüzde Estergom kalesine geçtik, rehber eşliğinde gezdik. Kalenin karşısı Slovakya toprakları, oraya da kısa süreli uğradık, Tuna nehri iki ülkeyi birbirinden ayırıyor, kaleyi Slovakya topraklarında fotoğrafladık, güzeldi. Estergom kalesinden sonra hediyelik eşya köyü olan Szentendre ' ye uğradık, fiyatlar en uygun buradaydı. Hatta Türk esnaflar da vardı, onlardan alışveriş yaptık. Daha önce anlattığım Langoş'u burada yedik tadı fena değildi, bir kere denenebilir. Yine Budapeşte sokaklarında Trdelnik denilen Prag tatlısını denedim 8 euro verdim çok bir tat alamadım. Özellikle sıcak yenmesi gerekiyormuş bilginize.
Dipnot: Tur boyunca Çiyan gecesi, çek gecesi ... gibi hiçbir gece turuna katılmadım o yüzden onlarla ilgili herhangi bir yorum yazamıyorum.
BRATİSLAVA - VİYANA
Turun 3. gününde Viyana 'ya hareket ettik. Budapeşte Viyana arası yaklaşık 250 km. Viyana'ya giderken Slovakya'nın başkenti olan Bratislava'ya uğradık. Yaklaşık 2 saat gezdik, Bratislava merkezi çok beğendik tarihi, küçük bir alanda gezdik, inanılmaz turist çekiyor ve mükemmel dondurmaları var. Daha fazla dondurma yemediğim için pişmanlık yaşıyorum. Avrupalılar Bratislava için geleceğin Dubai'si diyorlarmış, kişi başına düşen milli gelir sebebiyle. Daha sonra Viyana merkeze ulaştık. Viyana tam bir kurallar ve saraylar şehri. İnsanlar her kurala harfiyen uyuyor, rehberimizin bize şehri tanıtırken ilk söylediği şehirdeki kurallar ve cezalardı. Bisiklet kullanan insan sayısı çok fazla yürürken çok dikkat etmeniz gerekiyor yoksa bisiklet kazasında ciddi yaralanabilirsiniz. Rehberimizin anlattığına göre ülkede insanlar birbirine çok güveniyor, bir şey anlattığınızda sizin yalan söyleme ihtimaliniz hiç akıllarına gelmezmiş. Tabii herhangi bir kurala uymadığınızdan dolayı ceza yerseniz hiç bir şekilde affı yok. Turistim, bilmiyordum... gibi cevaplar ceza yemenizi engellemiyor. Viyana'da yaşayan Türk nüfusu baya fazla mutlaka bir Türk' e denk gelirsiniz. Yeme içme konusunda tabi ki şinitzel yiyeceksiniz. Şinitzeli 3 şekilde yapıyorlar; Et, tavuk, domuz. Yerken mutlaka türünü belirtin belirtmezseniz domuz şinitzel gelme ihtimali yüksek. Bence en iyisi tavuk. Şinitzeller 15-20 Euro civarında porsiyonlar büyük ve doyurucu. Birde Viyana'ya kurallar ve saraylar şehri dedik birde yanına sular şehri dememiz gerekiyor. Şehrin her yerinden içme suyu fışkırıyor ve bedava tertemiz, şehirde suya 1 lira harcamıyorsunuz, belediye her yere ücretsiz su makinaları koymuş, harika bir hizmet. Yemek konusunda Budapeşte'ye göre pahalı. Biz genelde opera binasının etrafında bulunduk yürüme mesafesindeki katedrali, sarayları ve parkları gezdik. Opera'ya gitmek isterseniz 60 Euro karşılığında gidebilirsiniz. Opera-bale organizasyon işini bilet vs. şehirde Sırplar yapıyor.
Turumuzun 2. gününde Belvedere sarayı ve Schönbrunn Sarayı Bahçelerini gezdik bu sarayı ağız tadıyla gezmek istiyorum derseniz 1 yada 2 gününüzü ayırmanız gerekir, çünkü bize 3 saat çok az geldi. Biz tur otobüsüyle geldik ama saraya ulaşım toplu taşımayla çok rahat. Bahçeleri, hayvanat bahçesiyle birlikte harika bir saray. Maria Theresia'nın isteği üzerine yapılan aşk çeşmesi baya heybetli, ayrıca bilet alarak sarayın içini de görebiliyorsunuz. Hayvanat bahçesi de ücretli biraz da pahalı 3 kişi için 70 euro yakın ücret ödedik. Aynı gün termal bir şehir olan ve Beethoven 9. senfonisini yazdığı evinin de bulunduğu Baden(termal) şehrini gezdik. Saraydan baden şehrine geçerken gittiğimiz yol ve 1 saatlik orman turu da güzeldi.
Viyana'da merkezden yaklaşık yarım saat uzaklıkta HOTEL AM SACHSENGANG otelinde kaldık, 2 katlı av köşkü gibi yeşillikler içinde bir oteldi, kahvaltısındaki peynirler ve ekmekler çok iyiydi. Yeşilliğin ortasında olduğu için gece böcek sorunu yaşayanlar olmuş biz yaşamadık, otel temizdi ancak uzak olması sıkıntı yaratabilir fakat otobüsle ve daha sonra metro aktarma ile merkeze ulaşım var
VİYANA - CESKY KURUMLOV - PRAG
Sabah Viyana dan ayrıldık Prag a doğru yola çıktık, uzun ve yorucu bir yolculuk olacaktı yaklaşık 350 km. Prag a giderken Bir Orta Çağ kasabası olan Cesky Krumlov' a uğradık. Aynı zamanda Unesco tarafından Dünya Mirasları listesinde yer alan bir kasaba olan Cesky Krumlov, Vltava Nehri'nin kıvrımları içerisinde bir ada gibi gözüken bir şehir. Kaleden şehri izlediğinizde bu şehrin sanki gerçek değil de yağlı boya ile yapılmış resim gibi kartpostal gibi görüyorsunuz. Aynı zamanda şehirde Harry Potter müzesi var çünkü Harry Potter filminin bazı bölümleri bu şehirde çekilmiş. Kısaca şehrin manzarasına dokusuna bayıldım.
Yolculuğun devamında Prag'a ulaştık. Gün bitmeye yakındı o yüzden günün sonuna yakın Tyn Kilisesi ve Astronomik saatin olduğu meydanda günü bitirdik. Meydan tam ortaçağı andırıyor, sizi modern zaman kavramından uzaklaştırıyor. Saat başlarında meydan dolup taşıyor 10 dakikada boşalıyor, astronomik saatin hikayesine başka kaynaklardan bakabilirsiniz. Rehberimizin verdiği bilgiye göre Çekya'nın yüzde 60-70 i deist yada ateist aynı zamanda şehirde gece eğlenceleri çok revaçta ancak saat 21 den sonra meydandaki eğlence mekanlarının olduğu sokaklara çocuklu ailelerin girmemesini bize tavsiye etti. Çekya'da Avrupa birliği üyesi olmasına rağmen yerel para birimini olan çek korunasını kullanıyor. 1 euro 24 koruna ya denk geliyordu ağustos 2024'te. Çekya'da yeme içme olarak İtalyan restoranlarını tercih ettik, porsiyonlar Viyana'ya göre küçük ama doyurucu, Gulaş hemen hemen her restoranda var ve lezzetini çok beğendim, yemenizi tavsiye ederim. Ayrıca kahvaltı için Bistro Monk'u çok beğeniyorlar. Prag'a inanılmaz bir turist akını var hem Avrupa'dan hem uzak doğudan bundan dolayı da baya pahalı bir şehir olmuş.
Prag'daki 2. günümüzde Almanya'nın Dresden şehrine gittik, şehrin tarihi bir dokusu var ancak turların gidiş amacı genelde alışveriş. Geçen sene Roma 'da bulunan outlet mağazalarında çok uyguna alış veriş yapmıştık ancak burada aynı şey olmadı Dresdende 3 tane yan yana alışveriş merkezi var elektronik biraz ucuz ancak giyim kıyafet çok uygun değil, gitmesekte olurmuş, çok memnun kalmadık. Hediye çikolatalarınızı buradan alabilirisiniz. Gün böyle bitti.
Prag'daki 3. günümüzde önce 17.ve 18. yüzyılda Avrupa sosyetesinin ve devlet adamlarının en uğrak ve en meşhur termal şehri olan Karlovy Vary'nin eşsiz tabiatı içinde, yan yana inşa edilmiş onlarca muhteşem sarayı, Atatürk'ün 1918'de böbrek rahatsızlığı sebebiyle tedavi için gelip kaldığı oteli gördük otelin duvarında Atatürk'ün isminin yazması insana değişik duygular yaşatıyor. Şehir sanki yan yana legolarla oluşturulmuş gibi insanlar buraya şehri görmenin yanında termal sularından içmeye geliyorlar. Hediyelik eşya dükkanlarında porselen pipetli bardaklar satılıyor bu bardaklara termal su koyulup şifa niyetine içiliyor, tadı iyi olmasa da denenebilir. Birde şehirde tost makinasında ısıtılan incecik kağıt helva satılıyor, gayet lezzetli. Ayrıca Atatürk tedavi gördüğü otelin kafesinde(Pupp Cafe) kahve içmek baya keyifliydi, ambiyansı bozmamaya çalışmışlar, hatta arşivlerinde Atatürk'ün yemek yediği poz bile var. Karlovy Vary'den sonra Prag'a geri döndük ve Prag kalesinden başlayıp Franz Kafka'nın evi, dünyanın en dar 2. sokağı, Charles köprüsü, dans eden ev ve Nazım Hikmet'in kafesi diye bilinen Slavia Cafe'yi de görerek tekrar astronomik saatin olduğu bölgeye geçiş yaptık.
Prag'da 1 yada 2 günde gezilebilecek bir şehir yine şehirde kaldığımız otelin adı REZİDENCE EMMY HOTEL, otel merkeze yakın temiz ve güzeldi, uber veya bolt ile merkeze yaklaşık 10 euro ya gidebilirsiniz, toplu ulaşımda var.
VE DÖNÜŞ
2 saat 10 dakikalık Prag - İstanbul uçuştan sonra hem tatilimizi hem turumuzu tamamlamış olduk.
SEYAHATTEN KISA NOTLAR
İçme suyu alırken gazsız olması için Macaristan'da şişelerin üzerin OHNE yazmasına yada pembe kapaklı olmasına, Çekya'da NEPERLİVA yazmasına dikkat edin, Viyana' da zaten su çeşmeden içilebiliyor.
Seyahatimiz boyunca tüm oteller için 3 kişi yaklaşık 50 euro konaklama vergisi ödedik.
Tur programında geçen ekstra turlarda sadece gündüz turlarına katıldık ve kişi başı 260 euro daha ödedik. 8 yaşındaki çocuğum için yüzde elli indirim uygulandı.
Oteller, geçen sene yaptığım İtalya tatilindeki otellere göre çok iyiydi.
Tur sonunda Macaristan-Slovakya-Avusturya-Çekya-Almanya olmak üzere 5 ülkeyi gezdik.
Naçizane tavsiyem: Elinizdeki telefonla ve A2 seviyesinde bir İngilizce ile bu 3 şehri kendiniz rahatlıkla gezebilirsiniz.
Değerli okuyucular aklımda kalan bilgileri yazdığım için atladığım noktalar gezmediğimden dolayı vermediğim bilgiler olmuş olabilir. Bu şehirleri gezen arkadaşların yazdığı yazıları da mutlaka okuyun. Sehven de olsa umarım sizi yanıltacak bilgi vermemişimdir. Şimdiden hepinize iyi tatiller dilerim.
Yorumlar
Yorum Gönder